HOŞGELDİNİZ

22.9.2007 - "GameOver..."

Kategori: CAN DUNDAR


"GameOver..."

Büyük bir bilgisayar firmasinin genel  müdürü,
bilgisayar fuarinda kendi standinin bir isiyle  ugrasirken telasli bir baba
sokulur yanina....
"Kardes bakar  misiniz," der, tezgâhtar sandigi genel  müdüre.

"Çocuguma bir bilgisayar almak  istiyorum.
Hangi modeli tavsiye edersiniz? Ram'i kaç  olsun?
Hafizasi kaç gigabayt olursa iyidir?
CD okuyucusu  recordable olursa daha iyi olur mu?
Ekran kartı kaç megabayt olursa iyi  sonuç alırız?
Bu modeli ileride update edebilir  miyiz?"

Bilgisayar firmasinin müdürü, nefes almadan  konusan ve isteklerini ardi
ardina siralayan baba sözünü  bitirince araya girer...

"Çocugunuz kaç  yasinda?"

"Onbir."

"Siz ona en iyisi gidin  bir bisiklet alin beyefendi."

Ne zaman satanizmin pençesine  düsüp intihar eden gençlerin haberini okusam
gazetelerde, hep  bu öykü gelir aklima.

Bilgi amaci ile kullanilmayan  bilgisayarlarin insan üzerine tahribatindan
kuskulanirim  hep. Bu kez de öyle oldu zaten.

Çocuklarini  ortalikta patirti yapmasinlar diye dört - bes yaslarinda
bilgisayarin  önüne oturtan anne ve babalar,
onlara artik bir bilgisayar  oyunu kadar uzak kaldiklarini çok geç
farkettiler  bence.

Potansiyel katil yetistiren Doom  oyunlarinin, kötü ile iyiyi ayirmaktan
yoksun taze  beyinlere seytan veya kurban olmayi ögütleyen
fantastik  interaktif safsatalarin, büyücüler, cadilar, efsunlu yüzüklerden
ibaret saçma sapan Hollywood yapimlarinin o güzelim kusagi  gelip koyduğu
yer elbette ki bir uçurumun kiyisi  olacakti.

Üstelik en egitimlilerin arasindan çikti bu  intiharlar. Ve çok sasirdi
anneler babalar.

Oysa o  okula girebilmek için yillarca bir tek sey ögrettiler  çocuklarina:

"Bilgisayarinin basina otur ve  digerlerini parçalamayi ögren.

Eger test sinavlarinda senin  yasindaki 10 arkadasini elersen, yani 10
arkadasinin hayatini  kaydirirsan yabanci dille egitim yapan
o okullara  girebilirsin...

Mutlu olmak için 10 kisiyi mutsuz etmen lazim  çocugum."

Böyle hazirladilar çocuklarini  hayata.

"Parçala, yok et ve öldür..." Yok et  arkadaslarini.
Öldüremediklerini de intihara tesvik  et...
Öldürdügün sürece hayatta kalirsin  evlat.

Mutluluk sadece ve sadece  basaridir.

Oysa bir çocugun mutlu olmas için  oyunlari, bebegi, futbol topu ve bir
bisiklet  yeter...

Bir bisiklet bazen daha çok sey ögretir  çocuga.

Ama aileler arasinda insan yetistirmek  yerine sinavlari birer birer
kazanan bir robot yetistirme  egilimi daha çok agir basiyor.

Onlari agaç seven, deniz  seven, kus seven, doga seven birer çocuk olarak
yetistirmek  yerine onlardan test hocasini sevmelerini istiyoruz  nedense.

Oysa düsünsenize;

sadece hayvan  sevgisi asilasaniz bile kedilerin katledildigi aptal saptal
satanist  ayinlerden uzak durur çocugunuz.

Sadece bir kedi  sevgisi... Miril miril bir kedi sesi, gürül gürül akan bir
hayat  olur...

Kumsala vuran deniz yildizlarini kurtarmak  için onlari birer birer denize
atan çocuga "Kumsalda  milyonlarca deniz yildizi var.
Ne farkederki" diye  sorduklarinda, denize firlattigi deniz yildizini
göstererek "Bunun için çok sey farkedecek" demek  için, dolasilan
kumsallarda hiçbir zaman "GameOver" yazmaz  kumlarin üzerinde...

"GameOver..."

-Can  Dündar

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->
. . . .

Hakkımda

Suskunluğum asaletimdendir... Her lafa verecek bir cevabım var...Lakin bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye...

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
.

Kategoriler

.
.

Arkadaşlarım

haticeozkan
Blogcu Yardım
7x7x7
caferose
runya
busecegunler
murelce
gurcan06
ozlemlehayat
bulmaca01
ekolmany
rockkivilcimi
mutfakgunesi
gykeydiren
odynihal
kartaneleri06
lezzetdefteri
meryemaslan
mutlugul
06gezgin
gezitozu
orgumveben78
esininmasallari
sana34tutsak
havin
yitikozann
lezzetvadisi
ruhucanan
meryemcesiir
. .
. . . . . website stats . .
.

.
.
doviz
.